10 Kasım 2011 Perşembe

ATAM İZİNDEYİZ...

ATAM  İZİNDEYİZ...

Atatürk Fotoğrafı

Senin yolunda gitmekten hiç kimse bize engel olamaz. olamayacaktırda...



9 Kasım 2011 Çarşamba

bir bayram daha geçti

Son eş dost arkadaş ziyaretlerini yaptık, iade-i ziyaretleri ağırladık, bayramı yolcu ettik. Bugün de güneşin tadını çıkardık, hava çok güzel gidiyor.


Yürüyüş yaptık, pürüzsüz denizi seyrettik. Her yer insan kaynıyordu. Tatilciler mutlu mutlu geziyordu.


Kuşlarla kediler de öyle :) Kumruya resmini çekeceğim dur dedim, durdu poz verdi, sanki anladı çöp gagalı şeker şey.


Kedicik biraz düşünceliydi.


Akşam kızım elmalı turta yaptı.



Tarifini de vereyim;

Malzemeler                                                                      
125 gr tereyağı (oda sıcaklığında)                              
4 yemek yaşığı toz şeker                                                 
2 adet yumurta                                                                    
8-9 yemek kaşığı tepeleme un                                      
2 çay kaşığı kabartma tozu                                             
                                                                       
Elmalı harç için                                                             
4 adet orta boy elma                                                        
1 tatlı kaşığı tarçın                                                             
3 yemek kaşığı kuş üzümü                                              
2 yemek kaşığı toz şeker                                                 
1 çay bardağı ceviz

Yapılışı
Tereyağı ve toz şeker bir kapta iyice karıştırılır. Sonra yumurtalar eklenip karıştırılır. En son un ve kabartma tozu eklenip güzelce yoğurulur. Hazırlanan hamurdan kurabiye kalıplarıyla 8 parça kesilir. Kalan hamur kalıba yayılır.
Elmalar soyulup küp küp dilimlenir ve tarçın, üzüm, ceviz  ve şekerle karıştırılır. Karışım hamurun üzerine yayılır. Elmalar da eklendikten kesilen şekiller üstüne yerleştirilir ve fırına sürülür.
175 derece önceden ısıtılmış fırında 25 dakika üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.



Bir dilim turta, bir bardak yeşil çay ve Muhteşem Yüzyıl...

7 Kasım 2011 Pazartesi

elmalar üşümesin

Sabah uyandığımda çay makinasını takıp suyun kaynamasını beklerken eve bir koku yayılmaya başladı. Eyvah çay makinasın kablosu yanıyor herhalde dedim, baktım kablo yanığı kokusu değil. aman Allah'ım ne koku.. Bizim alt komşu sağ olsun kestiği kurbanın kelle, paçasını bu bayram evde ütüyor galiba ama kokusu bizim evde, kendi evi ne durumda bilmiyorum. Kahvaltı iştahım kaçtı. Söylenmez de bir şey bayram bayram, ya sabır diyip her yeri açtık evi havalandırdık, oda spreyleri sıktık. Allah'tan o arada gelen olmadı. güne böyle başladık.

Bunlar da akşam üretimlerinden elmalıklarım. Deniz çantamın içinde bulunması için yaptım.
Örgüden elmalar da nasibini aldı :)





6 Kasım 2011 Pazar

Mutlu Bayramlar...



Ankara'dan yeğenim bayram tatiline geldi, bizi çok  mutlu etti :)

Kızları Milana ve Elina'yı severek hasret giderdik.


Elina'cık öğle uykusunda. Uyanıkken sevdirmedi, yabancıladı. Haklı çocuk bir senedir görmüyor, unuttu bizi. 


Bayramın ilk günü güzel geçti.

5 Kasım 2011 Cumartesi

bayram telaşı

Bugün bayağı çalışkandım. sabah kahvaltıdan sonra kızımla ev temizliğine başladık. birimiz süpürürken diğerimiz arkadan sildi, dayanışma içinde işlerimizi çabucak bitirdik. ardından ben mutfağa geçip tatlı yapımına başladım. hazır aldığım baklava yufkası  denemeye karar verdim. 50 kat olunca biraz uğraştırdı. tarifine uygun yaptım.  benim milli tatlım kalbura bastısız olmaz deyip onuda yaptım. küçük bir tencere de yaprak sarması  yapıp mutfak işlerini bu günlük bitirdim. Bayram gelebilir :)




Sonrasında kabir ziyaretimiz vardı. Dün kabir ziyaretimizi yapmıştık; annemi, kardeşimi, eşimi ve başka tanıdıkları ziyaret etmiştik. Bugünse başka bir mezarlıkta olan ailem gibi gördüğüm, çok sevdiğim, kızımı 40 günlükken eline alan ve 2 yaşına kadar bakıp her zor günümüzde kendi annem gibi yanımızda olan Fatma teyzemizi ve eşini ziyaret ettik. Mekanı cennet olsun, bir insan bu kadar mı iyi olur.. ailemi başka şehirde bırakıp Antalya'ya geldiğimde yaşadığım apartmanda hemen bana kucak açtı, sanki annem yanımdaydı. kızım 40 günlükken ben işe başlayınca Fatma teyze kızımı kimselere güvenip vermek istemedi, kızıma pamuğum pamuğum diyerek severek baktı. Fatma teyzemizin çocuğu olmamış fakat iki tane kız çocuğunu alıp evlat edinmiş ve onları kendi doğurmuş gibi benimsemiş, okutup, büyütüp evlendirmiş. kızım iki yaşına gelince teyzemizde bazı rahatsızlıklar başladı. hastalığına üzülerek kızımı kreşe verdim çünkü önce bu kadar iyi bir insanın sağlığı önemliydi. ama Fatma teyze o haliyle bile bizimle ilgilenmeye çalıştı. kızım kreşe verdiğim ilk gün kapıda biraz mızırdandı, mecburen bıraktım işime gittim. daha 2 saat geçmemişti ki masamdaki telefonum çaldı. telefondaki kreş müdiresiydi. içimden bir ses eyvah çocuk huysuzluk etti galiba derken müdire hanım "çocuğunuzu kim büyüttü dedi?" bende "komşum, olumsuz bir şey mi var?" dedim. "hayır ona çok teşekkürlerimizi iletin, ne kadar güzel bir çocuk yetiştirmiş dedi" içim ferahladı. Fatma teyzemizi 1995 yılında kaybettik. arkasında 3 yıl sonra eşi dedemizi. şimdilerde ise yetiştirdiği kızlarıyla görüşürüz ve ailemizin bir parçasıdır onlar.

Burda kızım 6 aylık.

Bu fotoğraf da oğluma hamileyken Fatma teyze bize geldiğinde çekilmiş. Fatma teyze tecrübesiz bir gençken bana büyük bir örnek oldu davranışlarıyla. Nur içinde yatsın, hakkını ödeyemeyiz.


İşte böyle hüzünlü, telaşlı bir gündü. Herkese sevdikleriyle beraber mutlu, keyifli bir bayram dilerim. Bu bayram güzel anılar biriktirmeniz dileğiyle...

2 Kasım 2011 Çarşamba

Bittiiiii

Dün akşam battaniyemden birkaç sıra daha ördükten sonra bitirme aşamasına gelmiştim. son  sırayı da mor örüp mutlu bir şekilde bitirdim. son sırayı örmek daha zevkliydi çünkü elimde ağırlaşmaya başlamıştı artık. ilk başladığımda sanki bir an vazgeçecek oldum ama iplerin hepsini almıştım. nasıl öreceğim bu kadar büyük bir şeyi derken çok şükür bitti.


Oturma odamın dekorasyonuna da uydu....her şey morardı :)



Mutlu son soğuklar gelebilir:)

1 Kasım 2011 Salı

Arkadaşlarım bendeydi

Bugün kahvaltıdan sonra ödevlerimi yapmaya başladım çünkü öğleden sonra canım arkadaşlarım gelecekti.


Menüde: Kısır, Maş salatası, Biber dolması, Milföylü börek ve Muzlu çikolatalı pasta vardı.
 

Maş salatasını ikinci yapışımdı. Daha önce de başka arkadaşlarıma yapmıştım, onlar da çok beğenmişti. İçinde maş fasülyesi, yeşil soğan, domates, roka, nane, maydonoz, zeytinyağı, limon ve baharatlar(yenibahar, pul biber) var.


Muzlu, çikolatalı-portakallı (dr. oetker gurme puding) pasta kızımın tarifi.  Hep ona yaptırırdım, sen güzel yapıyorsun deyip kaytarırdım ama bugün bana kaldı, çünkü kızım kpss kursuna gitmişti. O da bugün misafir oldu.

Biraz ordan, biraz burdan, biraz ülke gündeminden, çocuklarımızdan, eşlerden sohbet, muhabbet derken gün bitti. Keyifli bir gün geçirdik arkadaşlarımla :)