18 Aralık 2012 Salı

....

Hava yağışlı ama dışarıda yapmam gereken işlerim vardı. 
İki sokak aşağımızdaki tüpcü aşık olacak bir şey bulamadı galiba tüplerine aşık olmuş:))  meslek aşkı böyle bir şey mi  yoksa?..aslında bu tür kamyon yazılarının sürücülerin dikkatini dağıttğı için yasaklandığını duymuştum ama yanlışmı anladım  acaba diye düşünmeden geçemedim.. Küçük tüplerin üzeri de bayağı güzeldi mavi çini deseni yapılmıştı..

 Bu evi çok seviyorum. şehrin merkezinde böyle evlerin kalması mucize ama apartman yaşamına aldanıp mütaaitle iyi ki tanışmamışlar. yoksa buraya 10 daire rahat sığar. ne güzel iki katlı bahçeli ve bakımlı bir ev bakmadan geçemiyorum..İçindekilere Allah sağlık mutluluk versin.


Turunçlar yağmur damlalarıyla çok güzeldi.


Önce kızımın gelinliğinin ilk provası için gelinlikçiye uğradık. 


Neyse konudan konuya atlıyorum. işlerimizi halledip tuhafiyeye uğrayıp  bu işim için  ip aldım. boş durmak yok..Evde fuarlara gelen kumaşçılardan alınan ketenle ipek karışımı bir kumaşım vardı. onu değerlendiriyorum.  Kızıma kırlentler  olacak.. Bu bittikten sonra bir de avize modelim var onuda yapacağım.. sonra terziye verip altına fermuar diktireceğim




Mutlu akşamlar :)

17 Aralık 2012 Pazartesi

güzel pazar..

Sabah bulutlu bir güne uyandım ama dünden bir sürü hayal kurmuştum. Gözümüzü açar açmaz evi terketmek istemiştik. Kahvaltımızı yaptıktan sonra evrene mesajımı gönderdim. Aslında kahvaltıyı da dışarı da düşünmüştüm parkın güzelliği güneşle daha güzel oluyor. Arkadaşımı da aradım. neyse öğlen üzeri çıktık. Aslında hava bahar gibiydi ve bulut sıcağı vardı. Atatürk parkımız çok güzeldir. Yeşille deniz bütünleşir ve rahat oturabilecek restoran ve kafeler vardır.  

Bu  mevsimde yaprakların kızıllığı büyüleyiciydi


Photobucket

Tabi ki nereye oturacağımızı seçmekte zorlandık. hepsi ayrı güzel...yedik içtik oturduk muhabbet derken..


Dönüşte banklarında hatırı kalmasın dedik.. deniz pırıl pırıldı ve güneşte yandık. 

Montum fazla geldi..Bazen elimde,bazen sırtıma dolaştım.





Kokinalar...


Kelebekler bahar gibi uçuşuyordu..
Palamutlar topladık. Evde kozalaklarla arkadaş oldular..


Güzel bir pazardı..

15 Aralık 2012 Cumartesi

Anahtarlı pano..

Ankara İkea'dan aldığım bu çerçeveyi  değerlendirmek istedim. Mudo mağazalarında buna benzer modeller görmüştüm çok hoşuma gitmişti ama içine sevmediğim renk bir kumaş konulmuştu tabi ki ben yapmazsam olmazdı. kopyacıyım ya :))  Arka fon olarak böyle notaları düşündüm. Hobi çantamda çilingirden aldığım anahtarlar ne olacağız diye bekliyorlardı, onların zamanı geldi. Çok beklediniz hadi çıkın işe yarayın dedim. Anahtarları silikon tabancamla yapıştırdım  Bu çerçevelerden boy boy almadığıma pişman oldum ama ileri tarihlerde bir ayağım artık Ankara'da olacağı için gittiğimde alırım ve farklı şeyler yapmak istiyorum. Ben çok sevdim.  Koridorda küçük bir kolonda yerini alacak. Sizce nasıl görünüyor..



Mutfak kapısının yanına da yakıştı aslında. Neyse akşam akşam gürültü yapmayalım, çivisini yarın çakalım.


Mutlu akşamlar..

13 Aralık 2012 Perşembe

bu akşamdan kareler


Ben bu akşam elime etamini almış bir heves işlerken şak diye elektrikler gitti. Zorunlu olarak romantik oturduk. Sonradan anladık ki komşunun elektriğinde sorun çıkmış ve bütün apartmanı karartmışlar. Biz tam mum ışığına alışıp çerez merez ıvır zıvır atıştırırken elektrik geldi ve ben işimin başına döndüm.

Bugün takip ettiğim bir blogda bu modeli gördüm ve çok sevdim nedense (sanırım geyiğinden) Yeni yıl da yaklaşınca coştum. Tabi tam bir şablon olmadığı için ve modeli dereceli gözlüklerimi takıp baktığım halde tam  sayamadığım için biraz uydurdum, biraz oradan buradan kaydırdım ve ortaya böyle bir şey çıktı. Evdeki çerçevelere bakıp birini değerlendireceğim. Yılbaşında geyik bizim eve gelecek dağlardan, patikalardan. Yalnız geyik evden büyük perspektifte bir sorun var ama o da bizim geyiğimiz olsun, ev şirinlerin evi olsun, modeli yapana selam olsun :) Modeli bulduğum bloga da Spasiba diyeyim tam olsun :)


Herkese mutlu ve geyik muhabbetli geceler...

10 Aralık 2012 Pazartesi

yağmur ve ben


Bu sabah panjurlara çılgınca vuran yağmurun sesiyle 9'da uyandım. O kadar gürültüyle iyi bile uyumuşum 9'a kadar :) Kalkıp dışarıya baktığımda Antalya yağmurdan gözgözü görmüyordu. Antalya'nın yağmurları çok çılgındır, düz inmez ve nereden yağdığı belli olmaz.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra günün yemeğini ayarlayıp, rutin ev işlerini yaptıktan sonra televizyon karşısına geçtim ve şimdi bu haldeyim. Bir yandan dergiyi karıştırırken bir yandan da Derya Baykal'a bakıyorum. Ama o kulağındaki yönetmen yok mu o yönetmen beni deli ediyor. Programda bugün iki kadın vardı, tam yaptıkları işlerden bahsederken kulağına gelen yönetmen sesiyle Derya hanım mutfağa bir uçtu geri geldiğinde kadınlar da uçmuştu. Mutfakta da borcamın ufak bir köşesinde kedidilli bir pasta tarifi verdi ucundan köşesinden, ne olduğunu anlamadım. Program ışık hızıyla ilerliyor, takip etmekte zorlanıyorum.

Bari ben bir kitap okuyayım.

7 Aralık 2012 Cuma

Ripple battaniye..


Kızım için başladığım battaniyem bitti tabi ki sizlerle paylaşmadan kaldırmak olmazdı. Kendim için ördüğümden daha kalın oldu. Nakonun  bu ipini sevdim.Tığ işinde her ip iyi olmuyor örerken ayrılma yapıyor ama bunda böyle bir durum olmadı. yün oranı da fazla kullanırken daha sıcak tutacak gibi..


Biraz resimler fazla oldu  ama ne yapayım sağdan soldan derken böyle oldu. tek resim de koymak istemedim. görmemişin bir battaniyesi olmuş ya öyle bir şey oldu idare edin artık :))







Kenarlarını da bu şekilde temizledim.renkten renge geçerken kesilen ipler çirkin bir görüntü veriyordu.


Soğuk kış geceleriniz sıcacık geçsin:)

5 Aralık 2012 Çarşamba

gittik geldik


 Ankara'ya gitmek için yollardaydık. Afyon yol güzergahında olunca Afium'u gezmeden geçemedik. çok beğendim. bir kaç mağaza gezdikten sonra tekrar yollardaydık. yol dümdüz dağlara tepelere baka baka öğleden sonra Ankara'daydık. tabi ki dünürlerim hazırlanmış bizi bekliyorlardı. güzel bir akşam yemeğinden   sonra kalmamız için ısrar etseler de sabah görüşmek üzere otelimize geçtik. ben yerimi çok ararım her yerde uyuyamam bu konuda huysuzumdur biraz.. sabah buluşup düğün yeri için bir kaç yere baktık. beğendiğimiz bir yerde karar verdik. gençlerinde isteğiyle 13 nisan olarak düğün tarihini belirledik..


Afium'dan bir sokak.. görselliği  şık görünüyordu güzel mağazalar vardı..Çok beğendim. 


Ankara'ya gidip de mağaza gezmeden gelinmez, Ankamall, Kentpark ve İkea'yı gezdik.


 Ankara doyasıya sonbaharı yaşamış gibi.. Bu ağaç çok güzeldi.. 


Sayılı gün çabuk geçer derler ya bizim de öyle oldu. Gittiğimizde çok güzel olan Ankara  dönüşümüzde bizi soğuk ve rüzgarla uğurladı.. hatta çok geçmeden yolda yağmur başladı arkasından gökkuşağı çıkışı çok güzeldi..




Afyona yaklaştığımızda kırmızı ışıkta durup kafamı sağ tarafa çevirdiğimde bu yazıyla karşılaştım. Komik geldi..





Cumhuriyet tesislerine de uğramadan geçilmez. Sucuk ve çifte kavrulmuş lokumlarımızı aldık. Sucuk dönerlerimizi de yedik..

Şimdilik böyle sizleri özledim. Sizler neler yaptınız bakalım ziyaretinize geleceğim :)