13 Ağustos 2011 Cumartesi

dün

 Her zamanki yerimizden uzaklaşıp farklı bir yer aradık ve ıssız bir halk plajı bulduk.halk plajı ama halktan kimse yoktu,. bu yüzden ıssız ada gibi. insanın alışkanlarını zaman zaman değiştirmesi  iyi bir şey.  bizim  gittiğimiz yer  bayağı yoğunlaşmıştı, fazla kalabalık sıkıyor bazen. kızımla bu gün yalnız kalmak istedik. survivor taner gibi şendik. o yeee :))


Bir şemsiye kiraladık, plajın keyfini çıkardık. artık bu plaj bizim galiba :)

 Konyaaltı plajı çakıltaşından, lara plajları ince kumdandur. ama benim tercihim her zaman konyaaltı olmuştur, çünkü hem havlularla eve ince kum taşımıyoruz, hem de evimize yakın.


 Taşlarla terapi yaptık. şu taşların güzelliği çakıltaşı görünümlü çikolatalar gibiydi.



Bu da badem şekeri sanki...


Bu da elmalı sanatsal çekim :)



8 Ağustos 2011 Pazartesi

Tabure

 Arka kısmı kırılan mutfak sandelyelerimden birini ayakkabı giyme taburesi  olarak değerlendirmiştim. onu sizlerle paylaşmak istedim. eskiyen yerlere beyaz ahşap boyama yapıp, üzerine mor kadifeden minder diktim.  şimdi evin girişinde yerini aldı. bağcıklı ayakkabıları ve çizmeleri giyinirken kolaylık sağlıyor.



7 Ağustos 2011 Pazar

Coşkun Sabah coşturdu


Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği ramazan şenliklerinde bugün Coşkun Sabah konseri vardı.Coştuk, maziye gittik, güzel şarkılarla eğlendik, geldik. Coşkun Sabah'ı canlı canlı izlemek çok güzeldi.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

öylesine

Uzun süredir. kafamda tasarladığım evin girişindeki vestiyer bölümündeki üç  küçük cama kumaş ucuna danteller örmeye başladım.  bittiğinde sizlerle  tekrar paylaşacağım. umarım istediğim gibi olur.

 Bu gün yemek yapmak canım istemedi, kısa yoldan mercimek köftesiyle geçiştirmeye  çalıştım. akşam parkta konser  var. ramazan şenliklerinde çoşkun sabah' ı dinlemek için çıkacağız.


5 Ağustos 2011 Cuma

her zamanki gibi


                    Sabah 07:30'da arkadaşım ve kızını da alıp kendimizi denize attık.

                                
    Denizden şemsiyelerin görüntüsü güzeldi.




Yürüyüş yolundaki  mısır ve gazete satın genç sıcaktan şekerliyordu. uyandırmaya kıyamadım. zaten başı bi sağa bi sola düşüp duruyor. gözlerini açamıyordu.içim burkuldu. hayat işte ekmeğini kazanmaya çalışıyordu. daha sonra uğradım.

 


Bugün bir de evimizin önünde pazarımızda vardı. akşam üzeri pazar alışverişimizle günü doldurduk. bazı sebze ve meyvelerin fiyatlarını ramazan dolaysıyla uçurmuşlardı. bu üzümler yağlı boya natürmort çalışılırsa
güzel bir şey çıkabilir.






29 Temmuz 2011 Cuma

'' Direniyorum''




Rafet'i dinliyorum. "Sevgiye zaman ver" albümümündeki şarkıları hepsi güzel ama Direniyorum ayrı bir güzel. hüzünlü bir şarkı, ben çok beğendim.

28 Temmuz 2011 Perşembe