22 Aralık 2011 Perşembe

Kuş ailesi

Yılbaşı için avm gezerken kuşlardan böyle bir kuş ailesi oluşturdum. Eve gelip vestiyerin köşesine yerleştirdim. Anne kuşun üzerine de mum koydum. Fakat nasıl oldu derken baktım bu kuşların duruşu bizim ailemizin şeklindeydi, kuşları kendimize benzettim.



Çerçeve içindeki meleği kızım yaptı. Eski adı kanaviçe, yeni adı çarpı işi :)

 

Anneler hep pembe hayallerle, kalbi sevgi dolu değil midir? işte bu da ben...


21 Aralık 2011 Çarşamba

Yeni yıl ışıltısı

Avmler yılbaşına özel konseptler hazırlayıp müşterileri kendine çekmeyi biliyor. Herşey cıvıl cıvıl, baktıkça insanın içi açılıyor. Yılbaşı için neler geldi diye şöyle bir geçen günlerde turlamıştık.





Bu köşeyi sevdim ama Noel baba yoktu..


Tabiki kıyafet mağazaları da bundan nasibini almıştı. Her şey allı pullu  parlıyordu. Bakarken model çalmamak elde değil ;)  Ben de düz siyah tişörtümün birini feda edip, bir kalp çizip, boru boncuklarla kalbin içini doldurdum.


Çok ışıltılı şeyleri sevmem ama bazen de ışıldayalım canım.

14 Aralık 2011 Çarşamba

hatıralar




Eskilere dönüp şöyle sakladığım kartpostallar karıştırırken arasında bunu alıp çerçeveletmeyi düşündüm. Bu kart benim çocukluk arkadaşımdan Almanya'dan gelmişti. Mahallede bulunan komşularımızın kızları ile yazları çok güzel arkadaşlığımız olurdu, onların gelmesi için hep yazları beklerdim. Özel günlerde birbirimize kartpostallar atardık, bu da onlardan biriydi. önce acaba yağlı boya çalışması mı yapsam dedim, vazgeçtim. Sonra çerçeveletip bu sevimli çocukları küçük banyonun duvarına astım. Resmin etrafı ışıktan dolayı kızıl görünüyor ama aslında açık kahve renginde. Banyo kahve ve krem tonlarında olunca yakıştı. Bu komik, sevimli çocuklara baktıkça gülüp arkadaşımı hatırlıyorum. Şimdi nerelerde bilmiyorum o kadar uzaklaştık ki. Ne güzeldi, çocukluk arkadaşlıklarımız saf ve temiz...

13 Aralık 2011 Salı

aşure


Bu hafta komşularla aşure paslaşmaları yaptık. Bu kadar aşure gelince hadi bizde yapalım dedik. Aslında biz çocukken annem aşure zamanını beklemez ara sıra eve yapardı. Aşurenin belli bir zamana mahsus yapıldığını bilmezdim.  Ya tembellikten ya da anneme hiç çekmemiş olmamdan dolayı aşure yapmak için aşure zamanını bekliyorum.

Bayramlarda da özellikle şeker bayramında annem kuru fasulye, yaprak sarması, koca bir bakır kazan aşure ve milli tatlımız kalburabastıyı yapardı. Bir bayram annem pişirdiği aşure kazanını ve tatlıyı tel dolabın üzerine koymuş, ağabeyim bayram şekeri ararken koca aşure kazanını kafasından aşağı indirmişti, her yer batmıştı. Gerisini hatırlamıyorum film kopuyor, annem ne yaptı bilmiyorum. ah zavallı annem... Aşurenin bende böyle bir anısı vardır, her aşurede bunu hatırlarım.

Kendimizinkini telaştan çekemedik, fotoğrafdaki bugün gelen aşure. Herkese bol aşureli, bereketli günler :)

11 Aralık 2011 Pazar

çuvalladım

Uzun zaman önce aldığım malzemeler yapılması için sırasını bekliyordu. Dün akşam kapı süsü yapmak için onlara el atıldı. yarım metre çuval almıştım ama hepsi kullanılmadı yarısı kaldı. Onunla da çerçeve yapmayı düşünüyorum.


Dört parmak eninde kumaş kesip etrafını bir sıra sarıp toplu iğne ile kapattım.


Üzerine güller yapıp, ortalarına inci koyup, gülleri toplu iğne ile yerleştirdim.


Etrafına parklardan toplanan kozalaklardan silikon tabancamla yapıştırdım. Üzerine biraz ışıltı vermesi için gri simli oje sürdüm. Ojeyi ara ara attım abartmak istemedim.

Sonuçta evin ikinci giriş kapısı üzerinde yerini aldı.



mutlu pazarlar..

3 Aralık 2011 Cumartesi

Güneşli günler

Havalar o kadar güzel gidiyor ki sanki ilkbahar. tabi geceleri sobaların yarattığı hava kirliliğini saymazsak kış güzel gidiyor. bizde yağmurlar gelmeden bu güzel günleri değerlendirmek için kendimizi dışarı atıyoruz. 



Daha yolun başındayken sıcak simit ve çayı görünce mola verdik.


Sonra gezerken ayaklarımız bizi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'ne götürdü. Mutlaka bir sergi vardır deyip uğradık. zaman zaman uğrayıp  güzellikleri kaçırmamaya çalışırım. bu seferki sergi sulu boya üzerineydi, hepsi ayrı güzeldi. tekrar tekrar bakıp yapan bayana teşekkür ettim yaptığı güzel tabloları tanıttığı için.  sulu boya yapanlar bilir hiç hata kabul etmez, geriye dönüş zordur. cepten çekildiği için resimler biraz bulanık çıktı.





Ayrıca seramik çalışmaları da vardı. cam bölmenin içinde olup parlama yapınca fotoğrafını çekemedik.














Çok başarılıydı. hepsini tabiki çekemedik.

29 Kasım 2011 Salı

Brokoli çorbası



Brokoli herkesin bildiği fakat bazılarının sevmediği bir sebzemiz. biz çok severek salata ve çorbasını tüketiyoruz  ama oğlum çok yemek seçiyor.  beni bazen delirtiyor. kime çekti bu çocuk bilmiyorum, eşim de böyle değildi ama. hiç sebze yemiyor, bir tek taze fasulye ve bezelyeyi yiyor, onları da  zorla yediyoruz. bizim attığımız kilolar fazla uzağa gitmeden  kötü beslenme şekliyle onu  buluyor. en çok tavuk seviyor, yakında kanatları çıkacak.



Brokoli çorbası tarifi :

Malzemeler

  • 1 orta boy brokoli
  • 1 kibrit kutusu büyüklüğünde tereyağı
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 su bardağı süt
  • 2 çay kaşığı tuz

  • Yapılışı

    1. Brokoliler üstlerini geçecek kadar suyla 10 dakika kadar haşlanır. Suyuyla beraber blendırda çekilir. Un tereyağında hafifçe kavrulur, soğuk süt ve bir fiske tuz eklenir,  blendırdan çekilen brokoli ve su karışımına eklenerek bir taşım kaynatılır.  3-4 dakika daha pişirmeye devam edilir. (Çorba fazla koyu olursa biraz daha sıcak su eklenebilir.)
    Servisinde arzuya göre karabiber serpilebilir.



Soğuk günlerde sıcak çorbalar..