15 Mayıs 2012 Salı

Bu sabah..


Hepinize mutlu sabahlar. Güne balkonda sade bir kahvaltıyla başladım. Kızıım dersanede, oğluş işten sabaha karşı gelince uykuların en derininde. Şu anda ne rüyalar görüyor bilmiyorum ama horultusu koridorun başından duyuluyor :) Bugün bir program yok, ilerleyen saatlerde neler olur bilmiyorum. İşleri şöyle bir ayarlayıp yürüyüşe çıkabilirim.

Gününüz güzel geçsin :)

13 Mayıs 2012 Pazar

Anneler Gününüz Kutlu Olsun

 Anne olan olmayan bütün bayanların anneler gününü kutlarım. Annelik iç güdüsü, bütün kadınlarda var diye düşünenlerdenim. Babalık duygusu sonradan öğreniliyor ama annelik içsel bir duygudur.

Cuma günü vizyona giren Can filmini  arkadaşlar  izlemenizi öneririm. Filmin anneler gününde vizyona girmesi bence anlamlı olmuş. Filmi anlatmak istemiyorum heyecanı kaçabilir mutlaka izlemek lazım. Ben altın portakalda izlemiştim (tık tık)ama yeniden sinemaya gidip tekrar izlemek istiyorum. Size de garip gelebilir ama sevdiğim filmleri tekrar izlemek, çok sevdiğim kıyafetlerden iki tane almak gibi garip bir huyum var. Sevdim mi tam severim :) Mesala Titanik filmini defalarca izlemişimdir.

Film Altın Portakal'da Behlül Dal Jüri Özel Ödülünü almıştı. Daha sonra Sundance Film Festivali'nde dramatik dalda Dünya Sineması Jüri Özel Ödülüne layık görüldü.


Herkese mutlu haftasonları dilerim ;)

8 Mayıs 2012 Salı

Baharı yaşayamadan yine yaz geldi

Zaten ne zaman yaşayabildik ki. Her sene ümitle baharı yaşamak istiyorum ama yaza geçiş burada hızlı oluyor. 


Sabah kalktığımda balkona çıkar etrafa şöyle bir bakınırım. Geçenlerde yine bir sabah balkona çıktığımda bu güzelliklerle karşılaştım, çiçeğimiz ilk defa 3 rengini aynı anda açmıştı. Geçen bahar tohumlarını alıp saksıya ekmiştik ama kışın filizlendi ve bu bahar çiçeklerini görebildik. Kelebekler gibi ömrü çok kısa, bir günlük  mutluluklar sunuyor Sabah Sefası çiçeğimiz. Havalar sizde nasıl bilmem ama buralara yaz geldi, yanında bonus olarak nemi ile. Baharı tadalım, hadi biraz yürüyüş yapalım diye dışarı kendimizi atmaya çalışıyoruz fakat nem oranın yüksekliği baharı içimize sindirmemize izin vermiyor. Neme inat baharın güzel renklerini yakalayıp sizinle az da olsa paylaşmak istedim..




Burada yazın gelişini değişik insan manzaralarından anlamak mümkün. Kışın emeklilere kalan Antalya renklenmeye başladı. Yolda önümüzde yürüyen biri vardı. Saçları civciv sarısı peruk ve üzerinde hasır şapkası vardı. Bu sıcakta bu takozların üzerinde nasıl yürüyebiliyor emin olamadım, herkes gibi baktım kaldım. Oldukça marjinal bir seçim bu ayakkabılar.


Belediye yeniden düzenlediği Işıklar caddesine yeni heykeller yerleştirmişti. 


Biri de bankta oturan bu miğferli zırhlı asker beyefendi. Yüzünde birine birşeyler anlatan ve  karşılıklı muhabbet eden bir ifade var. Ben en çok bunu sevdim, derdini dinledim,


teselli ettim :)


Sonra Kaleiçi'ne dalıp yolumuza devam ettik. Bilirsiniz, çok severim Kaleiçi'ni gezmeyi...


Yaşanmış evleri...




 Hava kararmaya başlarken eve döndük ve günümüzü güzel bir çayla noktaladık. 

Şimdilik hoşçakalın :)

29 Nisan 2012 Pazar

Sahilde Kahvaltı


Bugün kahvaltı için Konyaaltı sahildeydik. Sabahtan hazırlığımızı yapıp sepetimizi alıp doğru sahile gittik. Hava çok sıcaktı  insanlar denize girmeye başlamıştı. Bizim gibi etrafımızda gelenler çoktu. Hemde denize giriyorlardı.  Bizim için deniz erken ama hava öyle sıcaktı ki  mayoları giymiş olsaydık. Kendimizi serin  sulara atacaktık. Sıcaktan çok fazla kalamadık. 





Bizim için güzel bir pazar oldu...

26 Nisan 2012 Perşembe

:)


Düğünüzümün ardından ablalarımla Atatürk parkında Alara Restorta buluştuk.  Yediğimiz içtiğimiz bizim 
 olsun. Baharın güzelliğini içimize sindirip düğünümüzün kritiğini yaptık. Düğünümüz Ramada otelde çok güzel oldu ama resimlerimizi seçemedik. aksi gibi fotoğraf makinamızda  bozuldu. Ordan burdan gelen resimlerden toparlamaya çalışıyoruz.



Ağaçın gövdesindeki açan çiçeklere hayretle baktık.






Kale kapısına doğru yürürken komşumuzun cafesinde çay molası verdik.
Üç kardeş güzel bir gün geçirdik..


9 Nisan 2012 Pazartesi




Biz bugünlerde neler yapıyoruz.  Bir kaç ay önce nişanlanan yeğenim için düğün hazırlığı başladı tabi ki misafirlerimiz sırayla gelmeye başladı. Ablam İzmir'den geldi. Onunla çayımızı termosa  koyup simit ve keklerimizi alıp şöyle sahile indik.  Hava süperdi, denize girenler de vardı... Şimdilik bu resimle idare edin hafta sonu düğünümüz olacak, güzel anılarla ve düğünden karelerimizle döneceğim :) 
Sevgiyle kalın....



1 Nisan 2012 Pazar

Düden Parkı


Burası  Düden Şelalesinin denize döküldüğü yer, yeni adıyla Düden Parkı. Bir ara oralara gezmeye gitmiştik tabi ki fotoğraf çekmeden gelinmez diye düşünüp sizlerle paylaşmak istedim. Daha önce bir postum da  Düden Şelalesini paylaşmıştım sizlerle.







Bu manzara lara plajlarına gider. Lara plajlarımız ince kumsaldan oluşuyor. Burası da güzeldir ama biz Konyaaltı plajlarını tercih ederiz burası bize uzak kalıyor. Bir de çocuklar küçükken deniz için işyerlerimizin kamplarına gidip bütün kumları eve taşıdığımızdan, artık ince kuma tahammül edemiyorum.



Balık tutan gençler..






Geçen günlerden bir gündü işte bu. :)