
Bu sabah 8:00'de yollardayım. geçen hafta randevu aldığım akdeniz üniversitesi kardiyoloji servisindeydim. gittiğimde önümde 8 kişi vardı ama saat 11.00 den önce giremedim. istenilen tahlil sonuçları öğleden sonraya kalınca eve dönüp kahvaltı yapıp öğleden sonra tekrar sonuç göstermek için sıra alıp bekledim. bu arada hastalar arasında entresan muhabbetler vardı. önümde oturan bir teyze arkasını dönüp bana bakıp durdu. gözgöze temastan sonra direk bana kalbinde neyin var dedi. kontrol teyze dedim.( kalbim artık yok teyze sevdiğimle o da öldü diyesim geldi :) neyin var sorusundan pek hoşlanmam. teyze direk konuya girip nasıl hastalandığını, eşinin o anda söylediklerini, hatta kuran'ı kerim okurken kaçıncı sayfada rahatsızlandığı (29. sayfa), sağ elinin nasıl havada kaldığını anlatmaya başladı. sohbet etmeyi severim ama bu kadar ayrıntılısını değil. herkes onu dinledi. neyse o ara eşi geldi o eşiyle konuşurken kendimi bahçeye attım. yalnız benim dikkatimi çeken bir olay var bilmem sizde de oldu mu. bakıyorum bazıları kendi rahatsızlığının aynısı yanındakinde de var sanıyor. yıllar önce safra kesesi ameliyatı olacağımda ameliyat bekleme salonunda yanımdaki sedye üzerindeki amca bana döndü, geçmiş olsun kalp ameliyatımı diye sordu. yok dedim. hıı benim kalp dedi. benim farklı dedim. sonra diğer sedyedeki bayan kadın rahatsızlığımı diye sordu, benimki kadın rahatsızlığıda dedi. ona da geçmiş olsun hayır safra kesesi dedim. herkes kendinde ne varsa karşısındakinde de o var sanıyor. yoksa hep bana mı denk geliyor.

Bahçe çok güzeldi, yemyeşildi ama turunç ve limon ağaçları biraz bakımsızdı.
Kuş yuvası çok şirindi, tam çekerken kuş uçtu gitti çekemedim.
İşim öğleden sonra nihayet bitti. 6 ay sonra tekrar kontrole çağırdı. İlaçlarım ve topladığım kozalaklarımla eve döndüm. Ebatları minik minik çok güzeldi, birşey yaparım ben bundan dedim :)
Gün devam ediyor. Bu akşam da Cumhuriyet Meydanı'nda yine Coşkun Sabah konseri var. Gidip günün stresini atacağım :) Herkese sağlıklı günler.