14 Mayıs 2011 Cumartesi

Patatesli Hingel

Bu günde kendimize ziyafet çekelim dedim, patatesli hinge yapmaya karar verdim. Hingel Star tv 'de Soframız programında izleyince aklıma geldi. Çocukluğumuzda annemde yapardı, biz okuldan gelince sıcak ve mis gibi tereyağ kokusu sarardı evi. Ama o yağların lezzeti nerdeeee.... 

Detaylı tarif için şuraya tıklayabilirsiniz.


Hamurumuzu açalim.



Büyük kareler keselim.






Patatesleri haşlayıp ezip,biraz tuz,nane,karabiber koyalım. ve mantı yapar gibi patatesleri karelerin arasına koyup kapatalım.



Bir yandan da suyumuzu kaynatalım ve kaynayan suyun içine hamurlarımızı atalım.


pişenler su yüzüne çıkınca bir tabağa alınır. bu arada tereyağ eritilir. biraz kırmızı biber atılır ve pişen hingellerin üzerine tereyağ gezdirilir.



Yemeye hazır. Afiyet olsun.


peçete halkasını çocuk tokalarından yaptım.lastik kısmını attım. Altına renklere uygun boncukları çembere sarıp sonra kelebekli kısmını  sıkıştırdım.

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Kısaca çarpadayız

Bu gün  oğlum bizi işe giderken çarşamba  pazarına bıraktı,pazarın girişinde bizi çicekler karşıladı.bu pazar iki katlı altı sebze, meyveler üstü tekstil, ne ararsak geliyor.


 biz üst katı daha çok geziyoruz,çünkü cuma günü evimizin önünde pazar kuruluyor.ama tekstilciler olmuyor,

 bu pembe sabahlıklardan kış başında aldık.çok hafif sıcak tutuyor,fiyatıda uygun10 tl

 havlularıda  çok seviyorum , 3adet 5 tl beyazları tercih ettim.

çocuklar için bu pikeden 2 tane aldım.10 tl


ihraç fazlası elbiseler, bluzlar.bu  pamuk kumaştan tam bi yazlık tunik hoşuma gitti.
yeşilliklerde çok tazediydi. karışık ne alırsan 4 tanesi 1 tl  .Antalya pazarlarında en hoşuma giden alacağı şeyi  herkes  kendisi seçer .satıcılar sadece tartar.bir pazar böyle geçti :)

evden çıktıım

 
Bugün de evden çıkalım, hadi biraz dolaşalım. evime yakın boncukcudan başladık kızımla gezmeye.


çok güzel hepsi kendimi onlardan alamıyorum, boyner mağazasında bir küpe gördüm. onun için malzeme aldım. yapınca sizlerle paylaşacağım :)

tekrar yürüyüşe devam derken güllük caddesinde  iş yerimin önündeyim, evimle işim 7 dk bu kapıdan 20 yıl boyunca her gün girdim,ayın bir haftasıda akşam girip sabah çıkıyorduk, gece vardiyası, bayram seyran nasıl denk gelirse son 4 yılım  normal memurlar gibiydi. toplamda 26 yıl geçti, ama son 1 yılımda kendime kızıyordum, neden hala çalışıyorsun emekli olmuyorsun diye ama işkolik olmak çok kötü, alışkanlık yapıyor, kopamıyorsunuz. şimdi ayda bir önünden zor geçiyorum, sanki içerden biri çıkıp beni içeri çekecek, eskisi gibi çalışacağım zannediyorum. dışardaki bu  güzelliklerden beni koparacaklarmış gibi,  her nedense öyle geliyor



burasıda parkımızdı öğlen istirahatte buraya arkadaşlarla gelirdik


 
Yat limanı bu parktan güzel gözükür.


İlk fırtınada falezlere vuran, haberlere çıkan gemi daha yeni kurtarılıyor. kesip kesip çıkarıyorlar.



 

ben görmeyeli  parkın bir köşesine bu sevmli tavşanları ördekleri koymuşlar.

yeter park gezimiz tramvaya binip ışıklara yol aldık, resimlerimi canım kızım arkadaşım çekiyor :)
yolun yarısında indik,eve gezerek gidelim,bi kaç mağaza karıştıralım, stres atalım.


 ışıklar caddesi
mola verip decaf  kahvemizi içelim.

yeğenim hamile, bebişe bir şeyler örmek için yüncüdeyiz.

örgü bilmeyenlere örgü öğretiliyor, ben de dergileri karıştırıyım. renkler çok güzel bizim bebiş kız ona göre renkleri seçtik.sıcaklar gelmeden örmeliyim. Antalya'ya 1 günde yaz geliyor çünkü fenalık basar o zaman insan yünlü bir şey görmek istemiyor.


Ördüğümde size de gösteririm.

10 Mayıs 2011 Salı

Zorunlu sabah gezisi

Bir haftadır sürekli boğaz ağrısı uyanıyorumdum, bitki çayları ile geçireyim dedim,ama olmadı.eee kalk bu gün artık doktora git dedim kendime düştüm yollara polikinik yakın ama yine doktora gidiyorum psikolojisi işte...Antalya'nın en meşhur kapalı yolu yine yaza hazırlanıyor .yapılınca güzel ama toz toprak içinde biraz işkence yürümek:)


yerlerlere taşlarla  işçiler desen veriyor.



neyse işimi halettim, kendimi dinlemedim, cumhuriyet meydanına doğru yürüdüm. hava çok güzel, Antalya'da tam bir bahar yaşanıyor.


 meydanda meyve suları sıkan bir büfe.

 hadi sende kendine bir havuç suyu al, enerjini topla dedim.




bu çocuk heykeller beni çocukluğuma döndürüyor, onları görmeden gitmek istemedim.



bunlarda sevimli, başkalarıda var.


 Bu meydanda sergilerde eksik olmaz, ben de yeni resimler görmekten zevk alırım. içime yeni resimler yapma hevesi doğar.


kaleiçinede bakalım.ve artık ilaçlarımızı alıp eve dönelim:)


8 Mayıs 2011 Pazar

Nihayet benim de bir bloğum var

Evet arkadaşlar ben de yazıyorum, sizlerle güzel şeyler paylaşacağımı umuyorum .Antalya'nın güzelliklerini, arada yaptığım resimlerimi, her ne kadar yemek için yaşamayıp yaşamak için yesemde çok severek girmediğim mutfaktan yaptığım tatları paylaşacağım. sevmedende çok lezzetli yemekler yapıyormuşum, çocuklarım öyle diyor :) ama mutfağa girene kadar....

şimdi sizinle ilk yağlı boya tablomu paylaşabilirim, daha sonra takı tasarimlarımı gösteririm.



Bugünlük bu kadar. Görüşürüz :)